SANGALLO KALESİ SERGİ - NETTUNO, ROMA

08 - 20 KASIM 2016

Solda: Dağılma, 2016, 170 x 185 cm, kolaj <br> Sağda: Deniz Savaşı, 2016, 245 x 170 cm, kolaj

Solda: Dağılma, 2016, 170 x 185 cm, kolaj
Sağda: Deniz Savaşı, 2016, 245 x 170 cm, kolaj

Karşılaşmalar, 2016, 15 mt x 150 cm, kolaj
Giulia Ripandelli ile birlikte


3. RUHR BİENALİ PROJESİ

Ruhr bölgesi, Almanya’nın önemli bir sanayi bölgesidir. Ancak, bölge, başta endüstriyel kültür mirası olmak üzere ekolojik niteliklerini de ön plana çıkararak bilim, teknoloji ve kültür kenti olmayı amaçlamaktadır. Kent, aynı zamanda kültürlerarası birlikteliğin ve etkileşimin sağlandığı bir bölge olmakla da tanınmaktadır. Bu bağlamda, bölgenin geçmişinin geleceğe taşınabilmesi ve sanatın kentte görünebilir kılınabilmesi amacıyla, kentin belleğini oluşturan Ruhr Müzesi’nde saklanan nesnelerin görüntülerinin kentte yaşayan -oralı olsun ya da olmasın- herkes tarafından paylaşılabilmesi için, mekan olarak seçilen Duisburg’daki Marxloh Merkez camisinin dış bölümlerinde sergilenmek üzere kolajlar oluşturuldu. Ancak, ortada bir sorun vardı. İslam dini, canlı varlıkların -bitkiler canlı varlık olarak kabul edilmemekteydi - betimlenmesini yasaklamıştı. Bu kural, yüzyıllardır İslam sanatçıların yaratılarına kısıtlama getirmiş, ancak, aynı zamanda kültürlerarası farklı biçimsel özelliklerin oluşmasına da yol açmıştı. Bu nedenle, bu proje bazı çevrelerce hoş karşılanmayabilirdi. Bu soruna bir çözüm olarak, yedinci yüzyılda yaşamış olan din bilgini İbn Abbas’ın bir ressama verdiği öğüde uyularak çalışmalar biçimsel olarak dönüştürüldü. Bu öğüt ise: “Canlıların başlarını kesmelisin ve onları çiçeklere benzetmeye çalışmalısın ki, canlı gibi gözükmesinler ”di. Artık betimler, cami duvarlarında da sergilenebilirdi. Uzlaşım böylelikle sağlanmış olacaktı.

Bu proje, iki katmandan oluşmaktadır: Birinci katman, Ruhr Müzesi’ndeki görüntülerden yararlanılarak, metal rengi karton üzerine kolajlardan oluşturulmuş 30 x 21 cm boyutlarında 36 tane çalışmayı kapsamaktadır. İkinci katman ise siyah kağıtlarından yine kolaj olarak yapılmış, Ortaçağa ait İslam bitkisel motiflerinden elde edilmiş 36 çalışmadan oluşmaktadır. Bu iki katmanın üst üste çakışmasıyla, aynı zamanda Batı ve Doğu kültürlerine ait görüntülerden oluşan yeni ve farklı bir görünüm ortaya çıkmaktadır.  Gerçek mekandaki uygulamada ise, metal plakalardan oluşan parçaların, lazer kesim tekniğinden yararlanılarak çalışmanın gerçekleştirilmesi tasarlanmaktadır.




Panolar (36 adet), 2015, 30 x 21 cm


V. SHINGLE 22J BİENALİ PROJESİ

Topkapı Sarayı Müzesi'nde bulunan Surname-i Vehbi (1720) adlı minyatürde Osmanlı döneminde "yemek" olgusunun iktidar bağlamında içerdiği sembolik anlam betimlenmektedir. Yeniçerilerin kendilerine padişah tarafından verilen safranlı pilavı yemeleri, onların padişahın yönetiminden hoşnut olduklarına ve düzene işaret etmekte; yemeği geri çevirmeleri ise başkaldırının ve düzensizliğin göstergesi haline dönüşmektedir.

İktidarın Göstergesi olarak Yemek, 2015, 35 x 50 cm, kolaj

İktidarın Göstergesi olarak Yemek, 2015, 35 x 50 cm, kolaj


İŞLER

İsimsiz (8 adet), 2015, 60 x 42 cm

İsimsiz (8 adet), 2015, 60 x 42 cm